Blog

AH NERDE O ESKİ BAYRAMLAR.....
                                                                                                                                 Ah nerde o eski bayramlar diye başlayan bir yazı yazabilecek yaşa gelmeyi epey bekledim.
Sanıyorum artık vaktidir. Yaşım müsait.

Dedemlerden "rahmetli" diye söz ediyorum nicedir, anneannem "Allahım elden ayaktan düşürmeden al yanına" duasında...
Her bayramı bir arada "bayram gibi" kutlayan o koca aile, telefonda bayramlaşıyor kaç zamandır...
"Modernleştikçe" uzaklaştık çokları gibi biz de...
Tek sobanın etrafına kümelenip sohbet etmeler bitti. Kaloriferle ısı odalara yayılınca, sohbetlerin keyfi de dağılıp gitti.
Yer sofrasından masaya terfi edilince tadı kaçtı yemeklerin... Telefonda "görüş"ür olduk, "görüş" mesafesinin dışından...
Eski bayramlar, "tatil" oldu.

Herkesin bayram imgeleri vardır.
Benimki coşkulu fasıl sesi, kallavi ahşap radyodan yayılan...
Sabah namazıdır, dedemin dizi dibinde,dizimde ağrılarla "kılar gibi yaptığım..."
Bayram harçlığıdır, annemin elinden kaptığım...
Kapıda ramazan davulcusudur; bakkalda Arap kızı sakızı, sokakta lak­lak ve çatapat... Bilyede "müselles", "lik"te tumba...Okul bahçesinde tek kale maçtır,
"Oğlum daha yeni almadık mı papuçlarını!" nakaratı eşliğinde oynanan...
Badem şekeridir bayram; kolalı beyaz mendil ve yandan ayrılmış saçta bir avuç kolonya kokusu...
ya da televizyonda "Bizim Sokak"ın siyah-beyaz dedesi, oyuncak yapan...

Anneannemin bahçesinde silkelenen duttur,Sedat'la büyüğünü kapmak için didiştiğim...Mustafa dayımla uçurtma uçurmaktır,Emine teyzemle eğlenip, Sebile teyzemle dertleşmektir.
Öğleyin önce un serpilip yoğrulan, sonra oklavayla açılan hamurun, tencere kapağı marifetiyle yarım aydan çiğ böreklere dönüşmesini merakla izlemek ve içine gizlice konan bakır 5 kuruşa ulaşma umuduyla özenle çiğnemektir.
Rahmetli dedemin kucağında "Mebus olursun inşallah" duasıdır, mebusun ne olduğunu bilmeden dinlediğim...
Hayatta  yer minderidir, ipten salıncakla inatçı bir sinek vızıltısı eşliğinde deliksiz öğle uykusu...
Sonra baba tarafında,"ikinci devre..."
Bu kez halaların, amcaların kucağında bayram keyfi... haladan şiirler, haladan ninniler, haladan türküler...amcadan hediyeler...

Bu sabah, o eski bayramların kokusu geliyor burnuma, tütüyor burnumda...
Yaşlanıyorum galiba...
O bakırdan 5 kuruşun, peşinde değilim...
Mendiller kolalanmasa da olur, saçlar kolonyalanmasa da...
Lakin sevgiler ertelenirse olmaz... Sevmenin değer vermek, kıymet bilmek, hatır sormak, yardıma koşmak, kapı çalmak, dua almak olduğunu anladım. En çok ondan özlüyorum geniş aile sofralarını...
Ölen eski bayramlar değil aslında; eski duyarlılıklar...
Onları yaşatabilsek, bayramlar da yaşar.

Bu sabah, elinden tutup oğlumu, yukarıdaki listedeki herkesi gezdirmek istiyorum.
Bir kısım için çok geç kaldım.
Geç kalmadıklarımla bari doyasıya bayramlaşayım.
Siz de öyle yapın: sevdayı, vefayı başka bayrama ertelemeyin.
İyi bayramlar dileklerimle
Zekeriya Cesur

magazinyaşam     26.12.2011 19:40:13
NEDEN WEB SİTESİ
 
Sevgili Hayırlarlılar...

        Büyüklerimizden; ilk defa köyünün dışına askere giderken çıktıklarını duymuşuzdur.50 li yıllar köylülerimiz için ilk köyden kente göçün başlangıcı olmuş,sonraki yıllarda bu giderek artmıştır.Köyden kente göçen 1.nesil Hayırlar'lılar köyün tozlu topraklı sokaklarını,güreş tuttuğu çayırlarını,koyun-kuzu-keçi-inek otlattığı meralarını, balık tuttuğu-yüzdüğü küçük dereyi,kocadereyi,nilüferi ve daha nice anıları unutmaları imkansızdır.Onların içinde o güzel günlerin özlemi hep vardır.Bir düğün veya bir cenaze vesilesi ile yada bayramlarda köyde kalan aile büyüklerini ziyarete geldiğinde köyümüz-den şehire göçenlerin yüzlerindeki mutluluğu köyde yaşayan herkes eminim ki görmüş-tür. Arka arkaya köyde geçen hatıraların anlatıldığı sohbetler ile zamanın nasıl geçtiğinin farkına bile bile varılmaz.Gurbette doğan 2. ve 3. nesil insanlarımızın Hayırlar özlemi atalarının anlattıkları hayat hikayeleri ile efsaneleşmiş bir köy hayalinden başka bir şey değildir.Çünkü onlar değişik kentlerde doğup beton binaların sıkıştırdığı sokaklarda tabiattan uzak bir ortamda yetiştiler,yeni dostluklar yeni çevreler edindiler.hayirlarkoyu.com un asıl amacı gurbet asrında yetişen bu insanımıza ata diyarını tanıtmak ve hayırlarlı kimliğine sahip çıkmalarını sağlamaktır.
         İşte bu alanda yapılabileceklerden bir tanesi gelişen bilişim çağında internet dünyasının apayrı bir yer tutması nedeniyle internet dünyasına Hayırların açılan penceresi hayirlarkoyu.com adresi 27 ekim 2008 tarihinde siz değerli Hayırlarlıların izlenimine sunulmuştur.Bu siteyle Hayırlarlılar birbirlerine daha kolay ulaşabilecek unutulmaya yüz tutmuş dostluklar yeniden yeşerecek,kaybolan Hayırlarlı kimliğine sahip çıkılacaktır.
          Geçen bu bir aylık kısa sürede gördüm ki,insanlarımızın içinde ata diyarına karşı büyük bir sevgi ve özlem var.Kısa zamanda kısıtlı duyurma imkanlarına rağmen 850 leri geçen giriş ile duyulan özlem giderilmeye çalışılmış,ayrıca yazılan mesajlar ve gönderilen iletilerde bunu görmüş oldum.Hayırlarlılar herşeyin güzeline layıktır.
           Yeni doğmuş sitemizin daha da güzel bir hizmet verebilmesi için biraz zamana ihtiyaç var.Bu arada sizlere,hepimize düşen görev etrafımızdaki her Hayırlarlıya ulaşıp sitemiz-den haberdar olmasını sağlamak.Site ile,Hayırlar veya Hayırlarlılar ile ilğili her türlü görüş,öneri,haber,yazı,resimlerinizi bekliyoruz.
                                                                    HERKESİ SAYGIYLA SELAMLIYORUM.


Sitemizin mail Adresi : hyrlr16@hayirlarkoyu.com
      

magazinyaşam     04.04.2011 11:57:06
  • E-Bülten

  • Hava Durumu

  • Müzik Yayını

    583415 Ziyaretçi